‘Bir tek çocuk, okul enkazında can verirse bunun vebalini kimse taşıyamaz”

CHP Grup Başkanvekili, Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Elazığ Depremi’nin ardından tekrar gündeme gelen Sakarya Deprem tehdidine ilişkin, “Hepimiz biliyoruz, o gün gelecek ve ne yazık ki tekrar deprem Sakarya’yı vuracak. Ortalama tarihsel döngü 30 yıl. Vaktimiz daralıyor, hazır olmalıyız. Hazırlığın en önemli, temel adımı da okullar olmalı” dedi.

Özkoç yaptığı yazılı açıklamada, Elazığ Depremi’nin ardından gözlerin tekrar İstanbul’a, Sakarya’ya çevrildiğini belirterek, deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür’ün Sakarya’nın tehdit altında olduğu yönündeki açıklamasına işaret etti.

Özkoç, şunları söyledi:

“17 Ağustos gecesi Sakarya’da yaşadığımız acıyı, o korkunç geceyi, hissettiğimiz çaresizliği, Allah bir daha hiçbirimize, memleketimize yaşatmasın. Çok büyük kayıplar verdik. İnsanlarımızı yitirdik, evlerimizi, işlerimizi kaybettik. Normale dönmemiz, hem insanlarımızın hem şehrin bir düzen oluşturması yıllar aldı. Bir daha böyle bir felaket yaşamamak için önlem almak zorundayız. Çünkü biliyoruz; deprem, Sakarya’yı tekrar vuracak. Ortalama tarihsel deprem döngüsü 30 yıl ve vaktimiz daralıyor. Deprem bir vakit olacak; sabah mı, akşam mı olur, yavrularımız yanımızdayken mi olur, uzaktayken mi olur, yolda mı, işte mi, evimizde mi, bilmiyoruz. Hazır olmak zorundayız. Hazırlığın ilk ve temel adımı da okullar olmalı. Tüm okulları depreme dayanıklı hale getirilmeli. Raporlar açık; Sakarya’da depreme dayanıksız, güçlendirme bekleyen onlarca okul var. Tüm okulların deprem tetkiki tamamlanmadı. Yapılanlar içinde depreme dayanıksız olduğu tespit edilen okulların hangisi olduğunu, bu okullarda nasıl bir çalışma yürütüldüğünü bilmiyoruz.

“SADECE 21 OKUL DEĞİL, TÜM OKULLARIN ORTAYA KONULMASINI İSTİYORUZ”

2015 yılı Şubat ayı Valilik Brifing Raporu’nda “Depreme dayanıklı olmayan 60 okul binasından 21 binanın yıkılıp yeniden yapılması, 39’unun da güçlendirilmesi gerekmektedir. İlimizin depremsellik bakımından taşıdığı risk dikkate alınarak bu okulların güvenli hale getirilmesi için Milli Eğitim Bakanlığından 135.899.092,82 TL ödenek tahsisi istenilmiştir” ifadesi yer aldı.

Bu ifadenin peşine düştük; Vali’yle görüştüm, Milli Eğitim Bakanı’yla görüştüm, sorun önce kabul edildi, sonra yok sayılmaya çalışıldı, daha sonra da birbirine tutarsız açıklamalarla çözüldü izlenimi verilmek istendi. Depreme dayanıksız olduğu için yıkılması planlanan 21 okulun akıbetiyle ilgili bile hala kamuoyuna net bir açıklama yapılabilmiş değil. Biz sadece 21 okul değil, bütün okulları istiyoruz. Sakarya’daki bütün önokul, ilköğretim ve liselerin, üniversitenin deprem dayanıklılık testlerinin ortaya konulmasını, nasıl bir takvimle güçlendirildiğini ve güçlendirileceğini açıklamalarını bekliyoruz.

“BİR TEK ÇOCUĞUMUZ CAN VERİRSE, VEBALİNİ KİMSE TAŞIYAMAZ”

Bu ilk ve temel adımdır. Çocuklarımız, devletin çatısına emanettir. Bir tek çocuğumuz, okul enkazında can verirse bunun vebalini kimse taşıyamaz. Ne yöneticiler, ne siyasetçiler, ne anne babalar… Herkes sorumluluğun, vicdanın bilincinde olmalı.

İkinci adım, kent merkezinde deprem atlatmış, yorgun, yüksek katlı binalar. İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Hüsnü Gürpınar açıkladı; mevcut deprem yönetmeliğinin güvenliğini sağlamayan 7 bin bina bulunuyor. Yüksek katlı binalardan başlayarak sözkonusu bu binaların tamamının depreme dayanaklı hale getirilmesi gerekiyor.

Depremle temel mücadele; güvenli yapı stokudur. Bunu, hepimiz, acı tecrübelerimizle öğrendik. Kamu ve özel sektör hizmet binaları, konutlar, bütün yapıların adım adım depreme dayanıklılığının tespiti ve hazır hale getirilmesi için gerekli plan, siyasi irade tarafından ortaya konulmalı.

Yapılan çalışmalar var, biliyor takip ediyoruz. Ancak yetersiz.

“TOPLANMA ALANLARINA KONTEYNIR YERLEŞTİRİLMELİ”

Yıllardır toplanma alanları diye feryat ettik. Çok şükür Sakarya’da belirlendi. Ancak belirlenen toplanma alanları, “halkın paniğini önleyecek, sağlıklı bilgi alışverişi sağlayacak” güvenli alan olarak belirleniyor. Hayır. Her bir toplanma alanında, içinde ilk yardım malzemeleri, temel ihtiyaç malzemeleri, arama ve kurtarma malzemeleri, jenaratörün bulunduğu birer konteynır yerleştirilmesi gerekir. Depremi yaşayanlar ancak o ilk anda sağlanan teminin önemini ve çok basit malzemelerin nasıl hayat kurtarabildiğini bilir. Konteynırları istiyoruz. Tüm okullar depreme dayanıklı hale getirilip, bahçeleri, içinde konteynır’ın da olduğu güvenli toplanma alanı haline getirilebilir. Bu adım yüzlerce, binlerce insanın yaşamını kurtarabilir.

Sorunumuz belli, çözüm yolları açık, kaynağımız var. Sadece deprem vergisiyle 20 yılda toplanan para; 66 milyar lirayı aştı. İhtiyacımız olan şey; siyasi irade ve halkımızın kararlılığı. Biz Cumhuriyet Halk partisi olarak bu alanda atılacak her adıma tüm gücümüzle destek vermeye hazırız; elbirliğiyle kentimizi, ülkemizi yaklaşan felaketten kurtarabiliriz.” 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*