Perşembe, Şubat 25, 2021

İklimdeki Değişimler ve Suyun Korunması

İklimdeki değişimler ve suyun korunması atmosferde olumlu veya olumsuz olarak nitelendirilebilecek değişimlerin sonucunda meydana gelen farklılıklardır. İklim parametrelerinde oluşan gelişmelerdir. Küresel iklim değişikliğinde dünyanın insanoğluna uyum sağlamadaki çabasının ürünüdür. Ekosistemlerde bazı canlılar, bulundukları ortamlarda değişimlere uyum sağlayabilmek, başka bir ifadeyle hayatta kalmak için adaptasyon yeteneği gösterirler. Bazı canlılar bu adaptasyonu değişen çevre şartlarına uyum sağlamak, bazıları da yaşamlarını tehdit etmekte olan tehlikelere karşı gizlenerek yeteneklerini sergileyerek gerçekleştirmektedir. Gelecekteki iklim değişikliğinin sonucunda yaşanması olası kötü senaryoların şiddetinin daha da az olmasını ve insanların çabaları ile küresel iklim değişikliğiyle mücadele ederek başarılı bir sonuç alınabileceğinin ümidini verebilmektedir. Çevre ve iklim değişikliği konusunda otobil üreticisi firmalar ISO 14001 yaklaşımını benimsemektedirler.

Su ve İklim Değişikliği

Su ve iklim değişikliği atmosferdeki su buharı seviyesini arttırmakta ve suya ulaşmak için daha az öngörülebilir hale getirmektedir. Bazı yerlerde yoğun yağmur ve fırtınalara, bazı yerlerde ise yaz aylarında şiddetli kuraklığa sebep olabilir. Su tüketim alışkanlığı ve hızlı nüfus artışı gibi sebepler su kaynaklarının üzerinde önemli bir baskı oluşturmaktadır. İklim değişikliğinin hidrolojik döngü üstündeki etkisiyle yağışlarda ve su akımlarında çok fazla değişkenlik görünebilir, aşırı hidrolojik olayların yoğunluğunu artırır. Böyle durumlarda su kaynaklarını temin etmede ve kalitesinde önemli değişiklikler ortaya çıkarmaktadır. Su hayati öneme sahip olduğu için başta içme, diğer ihtiyaçlarda kullanma ve tarımsal üretimde, enerji, sağlık, turizm, taşkın ve kuraklık gibi olayların ekosistem bütünü üzerinde olumsuz etkileri olacaktır.

Yapılan çalışmalar ile edinilen bilgilere göre 2100 yılına kadar, sıcaklık artışına bağlı olarak kış aylarındaki yağışların genellikle yağmur şeklinde olması ve kar örtüsünün hızlı bir şekilde eriyip yüzeysel akışa katılması söz konusudur. Yağışların o yıl içindeki dağılışına yani şiddetine ve sıcaklığın değişmesiyle ya da kaymasına göre gözlem yapılmaktadır. Yağışların kar şeklinde değil de daha çok yağmur olarak düşmesi yeryüzündeki buzulların hızlı bir şekilde erimesine neden olmaktadır. Genellikle kentsel ve tarımsal su ihtiyaçlarının yıl içerisinde yüksek yerlerdeki karlar tarafından regüle edilen bölgelerde suya en fazla ihtiyaç duydukları zamanlarda sıkıntı yaşamalarına neden olacaktır.

Suyun İklime Etkisi

Suyun iklime etkisi nedeni ile su kaynaklarındaki azalma, tarımsal üretim üstünde olumsuz etki yaratmaktadır. Kurak ve yarı kurak bölgelerin genişlemesine ek olarak, yıllık ortalama sıcaklığın artması ile çölleşmeyi ve erozyonu arttıracaktır. Aşırı yağışlar, sel ve su taşkınları riskini de artırmaktadır. İklim değişikliği sebebiyle, yer altı sularını beslemekte olan yağışların azalması ve sulamalarda bilinçsizce kuyuların açılması ile yer altı suyunun çekilmesi, birçok gölün sularının çekilmesine sebep olmaktadır. Birçok baraj ve göllerde su seviyesinde düşmeler gözlenmektedir. Küresel ısınmanın etkisi ile ortaya çıkan iklim değişikliği nedeni ile hava sıcaklığının mevsim koşullarına göre yüksek olması ve bundan dolayı, karların ani erimesi baraj gölüne gelen debinin olduğundan fazla artmasına neden olmaktadır. Bunun sonucunda taşkın ve sel felaketleri görülmektedir.

Plansızca ve aşırı şehirleşmenin doğal bir sonucunda çarpık yapılaşmanın etkisi ile yağmur sularının toprağa sızma miktarının azalması, buna karşı yüzeysel akışları artmakta ve dolayısı ile yeraltındaki suyun seviyesi düşmekte ve giderek azalmaktadır. Toprağa sızan suyun azalmasıyla susuz kalan toprak diğer yandan seviyesinin azalması yer altı suları su döngüsü için gerekli olan evapotranspirasyon olayını yeterince gerçekleştirememekte ve bunun neticesinde ise su dengesinde bozulmaların olması iklimin değişmesine sebep olmaktadır. Su kayıplarını en aza indirmek için iklim, toprak ve bitki türlerinde daha yenilikçi ve sürdürülebilir sulama teknolojilerinin kullanılması gerekmektedir.

İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi

İklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisi, yağışlardaki özelliklerin değişmesinden kaynaklanmaktadır. Yağışlar, yer ve zamana göre suyun dengesinde değişimin belli başlı kaynağıdır. Yağışlarda iklim nedeni ile meydana gelen değişikliklerin, su bilimi ve su kaynakları açısında önemli sonuçları doğurabilir. Su havzalarında zaman içerisinde meydana gelen hidrolojik değişiklikler, günlük, mevsimlik, yıllık döngüler içindeki yağışlarda görülen değişimleri etkilemektedir.

Deniz suyunun aşırı ısınması başta balıkçılık alanı ile ilgili, okyanus ve denizlerde yaşamakta olan pek çok canlının yaşamını tehdit etmektedir.

Sıcaklıktaki değişiklikler yağmur, kar yağışı miktarı ve yeraltı ve yerüstü su miktarını etkilemektedir. Sıcaklık artışı buharlaşmayı hızlandırır ve bu durum sulama suyu hacminin düşmesine sebep olmaktadır. Afrika, Asya ve Amerika kıtalarında büyük kuyuların kurumasına, taban suyu seviyelerinin düşmesine, sulak ve bataklık gibi alanların giderek kurumasına neden olmaktadır. Yağışların fazla olduğu alanlarda aşırı sıcaklık nedeni ile buharlaşmada artış bu alanların kurak olmasına neden olmaktadır.

Dünyadaki toplam su miktarının 1,4 milyar km³ olup, var olan suyun % 97,5’i tuzlu su, geriye kalan % 2,5’i tatlı su kaynağıdır. Dünyadaki nüfusun artışıyla birlikte kişi başına kullanılabilir su miktarı giderek azalmaktadır. Temiz ve içilebilir su kaynaklarının kirlenmesi su kıtlığını giderek arttırmaktadır. Su en çok sanayi, tarım ve enerji üretiminde kullanılır.

Sıcaklık ve nüfus artışına bağlı olarak suya olan küresel ihtiyacın artması, suya duyulan ihtiyacı etkin bir talep yönetimi ve politikalarıyla gerçekleştirilmesini zorunlu hale getirmektedir.

Su kütlelerinin ısınması ile su katmanlarında ve dolayısı ile bütün ekosistemde değişikliğe yol açacak türleri özellikle barajların alt kısımlarında yani önceden zarar görmüş olan ekosistemde yaşayan canlı çeşitlerini ciddi biçimde etkiler. Su kullanımının kötü planlanması iklim değişikliği gibi kuraklığın etkisinin ağırlaştırıcı etmenleri arasındadır. Nehirlerin ve sulak yerlerin ekosistem fonksiyonlarını sürdürebilmeleri için gereken az su miktarı ve çevresel akış dikkate alınmalıdır.

İklim değişikliğinin önemli nedenlerinden biri fabrika atıklarıdır. Kendi içlerinde atık yönetim işleme tesisi ve çevreye uyum yasalarıyla birlikte dünyadaki pek çok çevreye duyarlı kuruluşun sahip olduğu ISO 14001 çevre yönetim sistemi fabrikalar için zorunlu tutulmaktadır.

İnsanların artan çevre duyarlılığı sayesinde çevreci ürünler ve ISO 14001 çevre duyarlılık belgesine sahip fabrikaların artması orantılıdır. Çevreci olma gayretindeki fabrikaların çevre yönetim sistemi sertifiasına ulaşmaları için “Adl Belge” gibi farklı çevre danışmanlık, eğitim veya belgelendirme firmalarından destek almaları mümkündür.

Sular Neden Çekilir? Nasıl Önlenir?

İklim değişikliği nedeni ile yeraltı sularını besleyen yağışların azalması ve sulamalar için bilinçsiz biçimde kuyuların açılması ile yeraltı sularının çekilmesi, birçok göldeki suların çekilmesine neden olur. Baraj gölünde bulunan su seviyesinde düşmeler gözlenmektedir. İklim değişikliğinin tarla bitkileri ve bahçe bitkilerinde kendini tekrarlayan dönemlerde değişikliğe sebep olmasından dolayı verimin azalmasına, hastalıkların artmasına neden olacaktır.

Sıcaklıktaki artış bahçe bitkileri ve tarla bitkilerindeki çiçek dökümü, canlılık ve çimlenmeyle ilgili oranların azalmasıyla verimin ve kalitenin düşüklüğüne neden olmaktadır. Bitkilerin çiçeklenme dönemleri değişecek ve bazı bitkilerin ilkbaharda geç don olaylarından zarar görülebilecektir. İklim değişikliğinden daha az etkilenecek türlerin yetiştirilmesine yönelik ıslah çalışmaları desteklenmelidir. Sulama programı ile buharlaşmanın az olduğu saatleri belirleyip ona göre yeniden düzenlenmeli, sabah erken saatler veya akşam saatlerinde sulama yapılmalıdır.

Az miktarda su tüketen bitkileri geliştirip, su tüketimi birbirine benzeyen bitkilerin birlikte sulanması gibi sulama programları oluşturulmalıdır. Modern sulama teknikleri ile sulamada verimin artırılması, su hasadının yaygınlaştırılması, kentsel alanlardaki bahçeleri sulamada iklim değişikliğine uygun su tüketimi ve yaşamımızdaki alışkanlıklarımızı iklim değişikliğine göre değiştirmemiz gerekir. Suyu tasarruf etmeye yönelik bu amaçla üretilmiş muslukların ve klozetlerin kullanılması, yerleşim yerlerinde ekolojiye ve iklim değişikliklerine uyumlu peyzaj alanları oluşturulmalı, atık suları bahçelerde ve parklardaki süs bitkilerini sulamada kullanılması ve su yönetimi çalışmaları, yeni görevlerin eklenmesiyle, su kaynaklarının korunmasına yönelik katkı sağlayabilir. ISO 14001 tam anlamıyla bu çevresel yönetim için oluşturulmuş kalite standartlardandır.

İlgili Haberler

- REKLAM -

Son Haberler

‘Vatandaşlarımızdan Duyarlılık Bekliyoruz’

Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım, Sakarya genelinde Covid-19 salgınıyla mücadelede bugüne kadar yapılan çalışmalar ile alınan önlemler ve tedbirlerin...
- REKLAM -