Cumartesi, Mayıs 21, 2022

Yavuz; ‘Muhalefet Değersizleştirme Peşinde’

- REKLAM -

AK Parti Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz “Bu kanun teklifindeki amacımız, siyasi partilerin varlık nedenlerine uygun bir yapılanma zemini oluşturmak, seçimlerin daha güvenlikli yapılabilmesine katkı sağlamak ve özellikle de seçmenin iradesinin sandığa en doğru şekilde yansıması noktasında uygun bir atmosfer oluşturmaktır.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda Milletvekili Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

HANDİKAPLAR ÇÖZÜME KAVUŞACAK

AK Parti Grubu adına söz alan,  AK Parti Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz sözlerine kanun teklifini hazırlarken uzun emekler harcandığını vurgulayarak başladı. Yavuz “Özellikle seçim kanunlarına ilişkin, uzun yıllara sarih ortaya çıkan handikapları çözüme kavuşturmak,  bu anlamda ihtiyaç ve beklentileri karşılamak üzere yoğun bir emek harcanarak hazırlanmıştır.” ifadesini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz “Bu çalışma esnasında kılı kırk yararcasına hareket ettik. Meseleyi tüm boyutlarıyla ele alıp, şayet değişiklik gerekiyorsa demokrasimize ve seçim güvenliğine en uygun düşecek şekilde titiz bir çalışma yürüttük. Teklifimizdeki değişiklikleri 5 ana başlık altında özetlememiz mümkündür; Bunlar; seçim barajı, milletvekili dağılım usulü, siyasi partiler ve seçime katılma, seçim kurulları (İl ilçe seçim kurulları), seçmenle ilgili bir kısım düzenlemeler.” diyerek sözlerini sürdürdü.

CHP EN ÇOK ELEŞTİRDİĞİ NOKTA  ÖNERGE BİLE VERMEDİ

Yavuz konuşmasına şöyle devam etti: “Kanun teklifimizin kamuoyuyla paylaşılmasından bu yana gördük ki muhalefet eleştiri merkezine;  Milletvekili dağılım usulü ve Seçim Kurulları noktasındaki değişiklikleri koydu. Oysa Milletvekillerinin dağılım usulü, her partinin aldığı oyun sadece kendisine yaraması, hangi oranda oy aldıysa o oranda vekil çıkartması ve başka partilerin artık oylarıyla fazladan vekil çıkartamaması şeklinde düzenlenmiştir. Hiçbir seçmen oy verirken “Benim partimin artık oylarıyla başka parti vekil çıkartsın” diye vermez. Herhangi bir partinin yönetimi kendi tabanının başka partiye oy vermesini istiyorsa bunu direkt de yapabilir.  Zaten seçim mevzuatımız, bir partinin diğer partiye alenen desteklemesine imkân verecek mahiyettedir. Bu değişikliğe ilişkin, görünürde kıyameti kopartan CHP’nin, komisyon görüşmeleri esnasında, her maddeye ilişkin önerge vermesine rağmen bu maddeye dair değişiklik veya maddenin metinden çıkartılması doğrultusunda önerge vermemiş olmasını kamuoyunun takdirine sunuyorum.”

MUHALEFETİN ELEŞTİRİLERİNİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR

“Muhalefetin seçim kurullarına ilişkin önerimize dönük eleştirilerini de anlamak mümkün değildir. Neymiş efendim, seçim süreçlerinin hiçbirinde kura yokmuş da burada neden varmış?  Oysa sandık başkanı ve memur üyeler belirlenirken kura var. Yine ilçe seçim kurulu memur üyelerin tespitinde de kura var. Deniyor ki ’12 yıllık bir hâkim kuraya nasıl dâhil edilir? Ya kuradan çıkarsa 12 yıllık bir hâkim nasıl bu işi yapacak?’ Mesleğine yeni başlamış kişileri milletvekili seçip kanun çıkartma işlerine dâhil ediyoruz da, hukuk eğitimi almış, stajını yapmış, 12 yıl hâkimlik mesleğini icra etmiş kişilerin çıkan yasaları doğru uygulayamayacağı fikrine peşinen nasıl sahip oluyorsunuz. Mesleğinin sonuna yaklaşmış, emekliliğine az kalmış bir başkan 2 il seçim kurulu üyesinden birinin de 12 yıllık bir hâkimin olmasında ne sakınca var sanki? Hepimiz biliyoruz ki siyasi partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarındandır. Ancak salt siyasi partilerin varlığı, başlı başına demokratik hayatın var olduğu anlamına gelmez ki! Bu anlamda, siyasi partiler kadar, seçmenin, iradesini özgürce sandığa yansıtabilmesi ve seçim güvenliğinin sağlanması da çok büyük ehemmiyet arz etmektedir. Tekrar belirtmek gerekir ki; siyasi partiler, seçmen ve seçim kavramları birbirleriyle son derece ilintilidir. Dolayısıyla, siyasi partiler, seçmen ve seçim kavramlarına yüklediğimiz anlam ile bu anlamın doğru, düzgün ve dengeli temellendirilmiş olması, hiç şüphesiz nasıl bir demokrasiye sahip olduğumuzun temel göstergelerindendir.” 

BU TEKLİFLE PARTİ İÇİ DEMOKRASİ GÜÇLENECEK

“Bir partinin seçime katılabilmesi için seçimlerden 6 ay önce belli oranda teşkilatlanmak ve büyük kongresini yapmış olmak veya TBMM’de grubu bulunması gerekiyor. Teklifimizle, madde metnindeki ‘TBMM’de grubu bulunması’ kısmını kaldırıyoruz.  Esasen bu kısmın kaldırılıyor olması, partilerin aleyhine bir durum olarak gösterilemez. Zira partiler, seçimleri kazanmak suretiyle ülke yönetiminde söz sahibi olmak için kurulurlar. Bu amacın gerçekleşmesi için de partilerin teşkilatlanması olmazsa olmazdır.  Dolayısıyla ‘TBMM’de grubu bulunması’nı seçime katılabilme nedeni olmaktan çıkartmak, aslında partilerin teşkilatlanmasını daha ziyade öne çıkartmak, öncelemek demektir. Zaten partilerin varlık sebebi de bu değil mi? Yine seçime katılma hakkını muhafaza edebilmesi için, teşkilatlanma nisabınca, iki kereden fazla kongrelerin ihmal edilmemesine ilişkin teklifimiz de hem partilerin kuruluş amacına uygun davranılmasına ve hem de parti içi demokrasiye katkı sunar niteliktedir. “Teşkilatımı kâğıt üzerinde kurarım. Sonra bir daha kongre yapmam. İstediğimi alırım istediğimi veririm” anlayışını belli oranda yok edecek bir düzenlemedir bu. Teşkilatlanma nisabınca kongre yapmak katiyen zor bir iş de değildir. Partiler kongre yapacak ki delege seçimi yapılabilsin. Kongreler yapılacak ki ilçe başkanı, il başkanı ve Genel başkan ile diğer kurullar, delegeler marifetiyle seçilebilsin. Tüm bunlar olacak ki; yarış olsun, seçim olsun, parti içi demokrasi olsun, yani parti olsun. İşte düzenlemeyle biz bunu sağlıyoruz.”

KEMAL KILIÇDAROĞLU ADRES KAPANMA SEBEBİYLE SEÇMEN OLAMAMIŞTI. O KONUYU ÇÖZÜYORUZ

“Değişikliklerin çok büyük bir kısmı seçmenin durumuna ilişkindir zaten. Bu kanun teklifimizle; seçmen olma, seçmen hakkının kaybolmaması ve seçmen iradesisin kesintisiz bir şekilde sandığa yansıması ve benzeri noktalarda atmış olduğumuz adımlar gerçekten bu teklifin ağırlık noktasını oluşturmaktadır.Mesela adres kapanma ve diğer sebeplerle havuza düşen ve seçmen olamayan vatandaşımızın, bu düzenlemeden sonra hiçbir şekilde seçmen olma hakkını kaybetmeyecek olması,  birilerince önemsenmemiş olsa da şahsen biz bunun ne anlama geldiğinin ve de milletimiz tarafından nasıl takdir edildiğinin farkındayız. Usulsüz seçmen nakli sebebiyle, seçim kurullarınca seçmen kaydı dondurulan ve bu yüzden oy kullanamayan bir kısım seçmenimizin bu sebeple seçme hakkının dondurulmayacağını hükme bağlamak ve ne olursa olsun oy kullanma hakkının yok olmamasını sağlamak birileri için olmasa da bizim için çok önemliydi. 2019 Mahalli idareler seçiminde usulsüz seçmen nakli sebebiyle 88 bin 916 seçmen seçim kurullarınca seçmen kayıtları dondurulduğu için oy kullanamadı. Teklifimiz yasalaşırsa o zaman; adres kapanması gibi sebeplerle havuza düşen ortalama her seçim döneminde yaklaşık 500 bin kişi, seçim kurullarınca seçmen kaydı dondurulması sebebiyle seçmen olma hakkından mahrum olan 88 bin 916 kişi ve başka herhangi bir sebeple hiç kimse, seçmen olma imkânından mahrum bırakılmamış olacaktır. Şimdi siz söyleyin! Kanun teklifimizin bu bölümleri önemsiz mi ya da gereksiz mi?”

MUHALEFET DEĞERSİZLEŞTİRME PEŞİNDE

“Muhalefet neden hala bu teklifimize ilişkin “Cumhur ittifakı sadece kendilerini kurtaracak değişiklikler yaptı” diyerek yapılan işi değersizleştirmeye çalışıyor. Bir seçimde Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bile adres kapanma sebebiyle seçmen olamamıştı. Bu değişiklik o konuyu da çözüyor. Bu da mı Cumhur ittifakının lehine? “

Son Haberler

Başkan Yüce: “Çeyrek asırdır süren başarının asıl mimarı kadınlardır”

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce AK Parti’nin “Kadınlarla Büyük Türkiye Yolunda” programında kadınların başarısına vurgu yaptı. AK Parti’nin...